top of page

Düşünce Disiplini:

  • Yazarın fotoğrafı: Handan Eroğlu
    Handan Eroğlu
  • 20 Kas
  • 2 dakikada okunur


ree

Zihin ancak düşünce disiplini ile hizaya gelir. Düşünce disiplini ne zamanla kendi kendine ne de insanın sürekli farklı deneyimler yaşamasıyla oluşur. Zamanın akışı bilginin sistematize edilip idrake erildiğinde önem ihtiva eder. Yani bilgeleşme ve hikmet sahibi olma zaman ile doğru orantılı olmayabilir; çünkü zaman bize bilgi sağlayabilir, ancak bir şeyin bilgisine sahip olmak o şeyin hakikatini anlamamız için yeterli değildir. Hatta artan deneyimler kimi zaman yargıların katılaşmasına ve zihinsel kör noktalara da sebep olabilir.


Bu nedenle, bilginin her yerde ve her an erişilebilir olduğu günümüzde, zihinsel bulanıklık yaşamamak ve gereksiz yere yüklenmemek için düşüncelerimizi disipline etmeliyiz. Çünkü bilgi ancak üzerinde düşünüldüğünde anlam ifade eder; düşünülüp idrak edildiğinde ise “hâl” hâline gelir. Bildikleriniz sizi dönüştürmüyor, yani hâl olmuyorsa, çoğu zaman kafa karışıklığına veya zihinsel yüke sebep olur.


Hâl, deneyimin ve üzerinde düşünülmüş bilginin kişinin üzerine “oturduğu”, yani onunla hemhâl olduğu durumdur. Halde kalp ve aklın harmanı vardır. Hâller süreklilik kazandığında ise makam hâline gelir. Ve daimi makam sandığımız gibi dışsal bir ödül ya da başkasından talep edilecek bir konum değil; insanın kendi içsel derinliğinde inşa ettiği, süreklilik kazanmış bir varoluş mertebesidir.



A disciplined mode of thought does not emerge merely with the passage of time, nor through the accumulation of diverse experiences. Time acquires meaning only when knowledge is systematized and elevated into understanding. Thus, becoming wise or attaining hikmah is not necessarily proportional to the passing of years; for time may offer us information, yet possessing information alone is never sufficient to grasp the truth of a thing. In fact, increasing experiences may at times solidify judgments and create blind spots in the mind.


For this reason, in an age where knowledge is accessible everywhere and at every moment, we must discipline our thinking to avoid mental confusion and unnecessary burden. KnoḤāl is the condition in which experience and contemplated knowledge settle into the person, where one becomes at one with what one has understood. Within ḥāl, heart and intellect are harmonized. When such states become continuous, they form a station—a maqām. And a lasting maqām is not an external reward, nor a position to be requested from others; it is a degree of existence built within one’s own inner depth, a continuity of being that one establishes for oneself.wledge gains meaning only when reflected upon; when contemplated and internalized, it transforms into a state—a ḥāl. If what you know does not transform you, if it does not become ḥāl, it often becomes a source of confusion or mental weight.



 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page