top of page

Yargı

  • Yazarın fotoğrafı: Handan Eroğlu
    Handan Eroğlu
  • 20 Kas
  • 2 dakikada okunur

ree

Yargılarımız da algılarımız da bize özgüdür ve onları biz yaratırız; dolayısıyla her ikisi de mutlak gerçek değildir. Yargılarımız azaldıkça algılarımız dönüşür ve böylece kişi, kendi yarattığı dış âlemin hurafelerinden ve bâtıl inançlarından özgürleşir. Yargılarımızla etiketleriz, kendi kurduğumuz sanal âlemde, gerçek sandığımız yalanlarla yaşamaya başlarız. Bu yol insana daha kolay gelir; çünkü diğer yol, idrak etmeyi gerekli kılar.


İdrak, anlamayı isteme çabasının bir sonucudur. Anlamayı istemek bizi kendimize döndürür ve bir bakıma sevginin de yoludur. Anlamak özdeşleşmek değil; bir şeyin tabiatını bilme arzusudur, yani yaratılanın özünü görme isteğidir. İnsanın içinde bilmeyi isteme vardır. Bu isteğe sırtınızı döndüğünüzde mutsuz olursunuz.


Akıl ve kalp bilgiyi idrak etse de, nefs bu idraki reddedebilir. İnsan kendi özüne dönmekten korktuğu için yargılamaya devam etmeyi tercih edebilir. Unutmayın: Kalp sezgiler yoluyla size zaman zaman sinyal verir; ancak akıl çoğu kez bu sinyallerin önüne engel koyar. Değişmekten ve konfor alanını kaybetmekten korkan nefs ise kalbi susturur. Bu yüzden insan, kendini bilme yolunda sık sık savrulur.


---------------------------------------------------------------------------------


 


Our judgments and our perceptions belong to us alone, for we create them; therefore, neither of them represents absolute reality. As our judgments diminish, our perceptions transform, and thus a person frees themselves from the superstitions and false beliefs of the external world they have constructed. Through our judgments we label and classify, and within the virtual realm we create, we live with the lies we assume to be true. This path feels easier to us, because the other path requires comprehension.


Comprehension is the result of a genuine desire to understand. The wish to understand brings us back to ourselves and is, in a sense, also the path of love. To understand is not to identify with something; it is the desire to know its nature, the wish to see the essence of what is created. Within every human being lies the desire to know. When you turn your back on this desire, you become unhappy.


Even if the mind and the heart grasp knowledge, the ego may reject it. A person may continue to judge because they fear returning to their own essence. Remember: the heart sends signals through intuition from time to time, yet the mind often places obstacles in front of them. The ego, fearing change and the loss of comfort, silences the heart. For this reason, human beings are often tossed about on the path of self-knowledge.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page